Çerez politikası · Kararınızı istediğiniz zaman şu sayfada değiştirebilirsiniz: „Çerezler“.

Erişilebilirlik

Metin boyutu
Sesli okuma

Tarayıcınız metni bu dil için sahip olduğu sesle okur.

Erişilebilirlik beyanı

Türk dili ve edebiyatı

Türk dili ve edebiyatı – devlet maturası, Ağustos 2026

Ağustos 2026 devlet maturasının tam testi: edebiyat, dil, okuma ve yazma. Çoktan seçmeli sorular otomatik kontrol edilir, açık uçlu sorularda resmî cevap anahtarındaki cevap gösterilir, kompozisyonu kelime sayacıyla yazarsınız.

Metinleri okuyun ve cevaplayın. Açık uçlu sorularda kontrolden sonra cevabınızı anahtarla karşılaştırın ve doğru olup olmadığını işaretleyin.

Devlet maturası, Ağustos 2026 (Devlet Sınav Merkezi). Cevaplar resmî cevap anahtarına göredir.

Orijinal test (PDF) · Cevap anahtarı (PDF)

Edebiyat

1. “Şair Evlenmesi” eserin alıntısını dikkatle oku ve verilen soruları cevapla.

MÜŞTAK BEY Hele bu akşam güveyi giriyorum ya. . . Bereket versin, bugün nikâhım kıyıldı, yoksa aşk ile telaşımdan az kalsın nikâhsız güveyi girecektim!

HİKMET EFENDİ Hiç öyle şey olur mu?

MÜŞTAKBEY Niye olmasın? Buna âşık evlenmesi derler.

HİKMET EFENDİ Acayip!

MÜŞTAK BEY Öyle ya! Aşk ve sevgisiz evlenen geçinebilirse aşk olsun! Ya ben Kumru Hanım'ı niye alıyorum? Sonuçta sevgilim olduğu için. Ne dersin, onu delice sevdiğime akıllılık etmiş miyim?

HİKMET EFENDİ Herhalde öyledir...

MÜŞTAK BEY O tazelikte yüzü gibi huyu da güzel. Ben her halinden hoşnutumdur. Ah! Ama zavallı Kumrucuğumun o karga suratlı büyük kız kardeşi olmasa!

HİKMET EFENDİ Gerçek, onun adı ne idi?

MÜŞTAKBEY Sakine Hanım değil mi ya? Miskinin adını bile sevmiyorum.

HİKMET EFENDİ Niçin? . .

MÜŞTAK BEY Bize engel olduğu şöyle dursun, çehre züğürdü olarak kırk beş yaşına kadar evde kaldığından akıldan yana da iflas etmiş. Özetle bir büyük kamburundan başka göze görünür bir şeyi yok. Ah! Böyle bir baldızım olduğuna âlemden utanıyorum.

HİKMET EFENDİ Ne çare? Gülü seven dikenine katlanır...

MÜŞTAK BEY Gel şunu sana vereyim be! Ama nikâhla ha! Geçinemneyecek ne varmış; ya o akıllanır, ya sen çıldırırsın.

Şair Evlenmesi, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2018

1.1. “Şair Evlenmesi” eseri, Türk edebiyatında hangi özelliğiyle tanınır? (1 puan)

1.2. Bu eserin başkahramanı aşağıdakilerden hangisidir? (1 puan)

1.3. Eserin yazarı, aşağıdaki edebiyat dönemlerinden hangisinin temsilcisidir? (1 puan)

1.4. “Şair Evlenmesi”nin konusu aşağıdakilerden hangisidir? (1 puan)

1.5. “Şair Evlenmesi” adlı eserin yazarı kimdir? (1 puan)

1.6. Eserin yazarı, aşadaki gazetelerden hangilerini çıkarmıştır? (1 puan)

2. “Mai ve Siyah” eserin alıntısını dikkatle oku ve verilen soruları cevapla.

“Ahmet Cemil işte şu saçlarının arasında üşüterek geçen rüzgârın, kanatlarını çırpa çırpa, bu siyahlıkları semalardan denizlere döktüğünü hissediyor, görüyor, onların sukûtu feşfeşesini (onların düşmesinin hışırtısını) işitiyordu. Kendi kendisine, içinden, hep şahsi üslubunun tabirlerini (kişisel biçimlerinin ifadelerini) tekrar ederek: Sanki bir bârân-ı dürr-i siyah (bir siyah inci yağmuru)! diyordu.

Birden, bu siyah gecenin karşısında aklına bir başka gecenin hatırası geldi. Ta hulya hayatının başlangıcında, ümitlerinin incilası (parlaklığı) zamanında Tepebaşı Bahçesi’nde Haliç’e bakarak seyrettiği mai gece ile o bârân-ı elması tahattur etti (o elmas yağmurunu hatırladı).

Gözlerinin önünde o mai gece ile bu siyah gece tekabül etti (karşılık oldu): Mai ve siyah. Ah! Biçare hırpalanmış, ezilmiş hayat!... Mai bir gece ile siyah bir gece arasında geçen şu nasipsiz, bahtsız (talihsiz) ömür!.. Bir bârân-ı elmas altında inkişaf ederek (belirerek) şimdi bir bârân-ı dürr-i siyahın altında gömülen o emel çiçekleri!..

İşte, işte, görüyor, gözlerinin önünden yağan bu siyahlıklar, denize döküldükçe bir bir sekerat zemzemesiyle (son nefes ezgisiyle) boğulan bu zulmetler, işte bunlar o hulya hayatının üzerine çekilen bir matem kefeni değil miydi?

O vakit denize baktı: Siyah bir deniz. Karanlığın içinde geminin kenarından esmer bir köpükle kaynaşarak firar eden o siyahlıkları görüyor, altında mahuf, muhiş (korkunç), adem vehmi (yokluk düşüncesi) veren siyahlıktan başka bir şey görmüyordu.

Ah! Bu denizin zulmetlerinde saklanan hakikatler, asıl hakikat... Bir karar hamlesi yalnız bir küçük hareket, oraya gidebilirdi. Oraya gitmek, bu siyahlığın içine, bir daha çıkılamaz, avdet olunamaz (dönülemez) derinliklerine gitmek...

Dalgalar uzun, kalın birer siyah yılan gibi kıvrana kıvrana, yuvarlana yuvarlana açılıyor; belirsiz bir lisan ile zulmetlerin sonsuz uzaklıklarına doğru serilerek onu davet ediyordu (çağırıyordu).

Bunların siyah kucağına atılmak, yarın doğacak olan o güneşin hayatın sefaletleriyle istihza eden ziyasından (güneşin yaşamın yoksulluklarıyla alay eden ışığından) kaçmak, bu siyahlıklar içinde sonsuz bir yoklukla mesut ve müsterih (mutlu ve rahat) yuvarlanıp gitmek...

O zaman kendini bu dalgaların arasında süzülüp latif bir gaşiy (hoş bir kendinden geçiş) ile mest olarak, sinirleri uyuşarak denizin o dipsiz uçurumlarına doğru iniyor vehmeti (hayal etti). İniyor, bitmeyen bir sukût (düşüş) ile, zulmetleri tabaka tabaka yararak, şu siyah dalgaları kütle kütle sırtına alarak, yavaş yavaş, muntazam bir ahenkle (düzenli bir uyumla), ademe (yokluğa) tam bir teslimiyetle iniyordu. Evet, bir karar hamlesi, yalnız bir küçük hareket, nasipsiz geçen hayatı ile şu faydasız vücut arasında bu denizin bütün siyah tabakalarını bir set silsilesi gibi bırakarak ta şu ummanın (okyanusun) bir türlü sonu bulunmayan derinliklerine kadar inecekti. Birdenbire silkildi...

Ta yanı başında bir ses: -Cemil, niçin karanlıkta yalnız oturuyorsun? diyordu. O vakit titreyerek ayağa kalktı: “Geliyordum, anne!...” dedi ve hayatta bir ümidi kalmamış bu çocuk, yavaş yavaş, bu siyah geceden, şu kendisini çekip almak isteyen ademden (yokluktan) ayrılarak, mevcudiyetini (varlığını) daha kuvvetle çeken bu sese uyarak, annesini takip etti…

(Mai ve Siyah, say. 398, 399, 400, Özgür Yayınları, İstanbul, 2006.)

2.1. Okuduğunuz alıntının yazarı kimdir? (1 puan)

2.2. Mai ve Siyah adlı eser, ne tür bir eserdir? (1 puan)

2.3. Eserin başkahramanı kimdir? (1 puan)

2.4. Yazar, hangi edebî dönemin en büyük nesir yazarı olarak bilinir? (1 puan)

2.5. Okuduğunuz metinden hareketle, eserin adı da olan Mai ve Siyah kelimeleri hangi anlamları temsil etmektedir? (1 puan)

2.6. Metinde geçen “bârân-ı dürr-i siyah” (siyah inci yağmuru) ifadesini de göz önünde bulundurarak, yazar nasıl bir dil ve üslup kullanmıştır? (1 puan)

2.7. Metindeki anlatımdan da görüldüğü gibi eserde neyin çatışması görülmektedir? (1 puan)

2.8. Okuduğunuz alıntı, eserin hangi bölümüne aittir? (1 puan)

3. “Tartuffe” eserinden alıntıyı dikkatle oku ve verilen soruları cevapla.

MADAME PERNELLE Size gelince, Gelin Hanımın biraderi, Çok değer verir, sever, sayarım sizi. Eğer oğlumun, yani onun kocasının yerinde olsa idim, Hanemize adım bile atmamanızı rica ederdim. Durmadan öyle vecizeler yumurtluyorsunuz ki hayata dair Dürüst insanların bunlara hiç uymaması gerekir. Size biraz açık konuştum, ama napayım huyum bu benim, Yüreğimden geçeni hiç gevelemem, söylerim. ... DAMİS Sayın Tartuffe'ünüz şüphesiz çok memnundur. ... MADAME PERNELLE O, kulak verilmesi gereken muhterem bir insandır. Sizin gibi bir çılgının ona dil uzattığını görmek çatlatır insanı, çileden çıkarır. ************************************ MADAME PERNELLE Size söylüyorum, oğlum en akıllı işi yaptı Eve almakla şu dindar adamı. Tanrı onu bir lütuf olarak gönderdi bu eve, Şaşkın ruhlarınıza doğru yolu göstermek üzere... Selametiniz için kulak vermelisiniz ona, Azarlamaz o müstahak olmayanı asla. ************************************ ORGON Kayınbirader, biraz durun orda! Hakkında konuştuğunuz kişiyi tanımıyorsunuz... ... CLEANTE Peki, tanımıyorum, madem öyle istiyorsunuz... Ama yine de, bilmek istiyorum, nasıl bir adam acaba... ... ORGON Kardeşim, siz de büyülenirdiniz onu tanıyınca Ve hayranlığınızın sonu gelmezdi, Bu öyle bir adam, ah, bir adam... Bir adam ki... Onun derslerini iyi dinleyen derin bir huzuru tadar, Herkese birer pislikmiş gibi bakar. Evet, bambaşka biri oluyorum onunla konuştukça, Hiçbir şeye gönül bağlamamayı öğretiyor bana. Her türlü dostluktan koparıyor bağını ruhumun... Görsem de öldüğünü kardeşin, ananın, çoluğun, Çocuğun zerre kadar gam yemem. ... CLEANTE Enişte, insanî his diye bunlara derim ben. Jean-Baptiste Poquelin MOLIERE TARTÜF [Le Tartuffe] https://turuz.com/book/title/Tartuffe-Moliere-Kolektiv-76s say. 10, 11, 14, 20, 21
3.1. Verilen parçada Tartuffe’ü (Tartüf’ü) koşulsuz olarak destekleyen iki karakter hangileridir? (1 puan)

3.2. Alıntının son bölümüne göre Orgon’un dünya algısı nasıldır? (1 puan)

3.3. Orgon, Tartüf’ün kendisini kötü alışkanlıklardan kurtarmasına yardımcı olduğunu hangi dizede ifade etmektedir? (1 puan)

3.4. Tartüf hangi toplumsal sınıfa aittir? (1 puan)

3.5. Bu alıntıda hangi insanî zaaflar eleştirilmektedir? (1 puan)

3.6. Tartüf’ün gerçek yüzünü hangi karakter (kahraman) ortaya çıkarır? (1 puan)

3.7. Yukarıda verilen alıntı hangi edebi türe aittir? (1 puan)

3.8. Tartuffe eseri hangi edebî akımа aittir? (1 puan)

Edebiyat bilgisi ve dil

4. Aşağıdakilerden hangisi: “İnsan hayatına dair öğüt veya ders veren kısa ve özlü halk sözleridir.” (1 puan)

5. Aşağıdakilerden hangisi, edebiyat eleştirisinin amacıdır? (1 puan)

6. “Romeo ve Juliet” adlı eser, aşağıda verilen türlerden hangisine aittir? (1 puan)

7. Dramdaki karakterler arasındaki çekişmelere ne denir? (1 puan)

8. “Güneş ışığı yüzünü öpüyordu.” dizedeki edebi sanat türünü belirle. (1 puan)

9. İlk trajedi ve komedi örnekleri hangi edebiyatta görülür? (1 puan)

10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı bulunmaktadır? (1 puan)

11. Aşağıdakilerden hangisi bir ünlü ses değildir? (1 puan)

12. Aşağıda verilen kelimelerden hangisinde ünlü düşmesi (ses kaybı) olayı görülmektedir? (1 puan)

13. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde ünsüz yumuşaması örneği görülmektedir? (1 puan)

14. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde zamir (adıl) türünden bir kelime bulunmaktadır? (1 puan)

15. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi isim soyludur? (1 puan)

16. “Gelmiyorsanız, ben tek başına giderim.” cümlesinde “gelmiyorsanız” kelimesi için aşağıdaki cevaplardan hangisi geçerlidir? (1 puan)

17. “Bugünkü işini yarına bırakma.” atasözü, anlamına göre nasıl bir cümledir? (1 puan)

18. Aşağıdaki boş yerde geniş ünlüleri yaz. (1 puan)

19. “Korku” kelimesinin kökünü aşağıya yaz. (1 puan)

20. “Börekçiden bir simit satın aldım.” cümlesindeki “börekçiden” kelimesinin aldığı ekleri yaz. (1 puan)

21. “Pazardan iki kilo yerine dört kilo elma almalıydım.” cümlesinde yüklem hangi kip eki ile çekimlenmiştir? (1 puan)

22. “Olan bitene dair hiçbir bilgimiz yoktur.” cümlesinde edat olan kelime hangisidir? (1 puan)

23. “Henüz yazamadım, şimdi yazıp hemen postaya atacağım.” cümledesinde yer alan zarf (belirteç) kelimeleri bul ve yaz. (1 puan)

24. ”Bunu çözmek için daha bilgili insanlara ihtiyaç var.” cümlesindeki altı çizili kelime yapısına göre nasıldır? (1 puan)

25. “Evin pencereleri sabaha kadar açık kalmış.” cümlesindeki belirtili isim tamlamasını aşağıda yaz. (1 puan)

26. “Öğretmen kitabı masada unutmuş.” cümlesinde kaç tane ad durum eki kullanılmıştır? (1 puan)

27. “Meyveleri masanın üzerine koydu.” cümlesindeki dolaylı tümleci bul. (1 puan)

28. “Tolga bugün erken kalktı ve okula gitmek için hemen evden çıktı.” cümlesinde kaç yüklem vardır? (1 puan)

29. Aşağıdaki boş yere cümlenin temel öğelerini yaz. (1 puan)

30. “İzliyor musun televizyondaki futbol maçını?” cümlesi, yüklemin yerine göre nasıl bir cümledir? (1 puan)

Okuma

31. Aşağıdaki metni dikkatle oku ve verilen soruları cevapla.

SANAT ILE YAŞAM ARASINDAKI KARŞILIKLI BAĞ

Sanat, insanlığın varoluşundan beri yaşamın bir parçası olmuştur. Binlerce yıldır insanlar sanat üretiyor, izliyor ve sanatın tadını çıkarıyor. Sanat, kültürümüzün ve günlük yaşamımızın bir parçasıdır. Sanatçılar, görsel sanatlar, heykel, müzik, edebiyat, film, tiyatro, resim vb. gibi çeşitli biçim ve medyalar aracılığıyla, kendi yaratıcı fikirlerini ve hayal güçlerini somut biçimlerde ifade ederler. Eğer bir toplumdaki tüm bireyler yalnızca sanat aracılığıyla kendini ifade etmeye yönelirse, o zaman bir tarihsel dönemin kolektif ruhu yaratılır ve sanatın mesajı zamanı veya mekânı aşar. Sanat, insanları birleştirir, onlara sahip olmaları gereken değerleri hatırlatır ve hayatta en önemli olan şeyleri, sevgiyi, güzelliği, iyiliği, ortak ve ayrışmayan noktaları, insanın tutkularını ve arzularını da hatırlatır. Sınıf, dil, milliyet, cinsiyet veya bizi bölmeye çalışan diğer faktörlerin üzerine çıkar. Tarihsel olarak sanat, yaşam için yapıcı ve iyileştirici bir araç, birbirimize daha fazla empati ve anlayışla yaklaşmamızı sağlayan bir silah olarak kullanılmıştır. Sanat çoğu durumda sadece bakılacak güzel bir yaratıcılıktan daha fazlasıdır; ne olduğumuz, başımıza ne geldiği, ne kadar kırıldığımızı hissedebileceğimiz, nasıl iyileşeceğimiz, parçaları nasıl bir araya getireceğimiz ve hayatı nasıl renklendireceğimizdir. Antik Yunan'da sanat, kültürü, aklı ve estetik değerleri destekleyen iyi insanın bir erdemiydi. Platon ve Aristoteles gibi filozoflar da sanatın çocukların yaşamları üzerindeki büyük etkisini ve değerini vurgulamışlardır.

Amerika'da, 18. yüzyıldaki Bağımsızlık Savaşı'ndan sonra edebiyat, şiir ve müzik gibi sanatsal etkinlikler yaşam kalitesini iyileştirmek için en popüler etkinlikler arasındaydı.

Çok sayıda çalışma, sanatın refahı iyileştirmede, gençleri eğitmede, sosyal içermede, ekonomik kalkınmada ve toplumsal yenilenmede güçlü bir araç olduğunu kanıtlamaktadır. Topluma kültürel bir kimlik kazandırır ve insanların zihinsel ve fiziksel sağlıklarının iyileştirilmesini etkiler. Sanat, toplumu sürdürmek için bir araç olarak görülür. J. Dewey, Sanat Bir Deneyim Olarak adlı kitabında sanatın değerinin toplumsal ilişkiler sistemlerine dahil edilmesi gerektiğini belirtir. Yani, sanat kendi başına var olmaz, aksine toplumun değerlerine hizmet eder. Pablo Picasso'nun dediği gibi: "Sanat, ruhtan gündelik hayatın tozunu alır."

Bununla birlikte toplum, sanat ve kültür dünyasını yalnızca çözümler için değil, aynı zamanda çözüm bulma yolları için de hayati bir kaynak olarak görmeli ve ona göre davranmalıdır. Resim, duvar resmi, festival, fuar, müze ziyareti, sergi veya tiyatro gibi sanat alanındaki çeşitli etkinlikler, günlük rutinden bir kaçış işlevi görür. Eğlenirken kendinizi özgür hisseder, dinlenir, rahatlar ve güzel bir şeyin tadını çıkarırsınız. Dolayısıyla sanat, yaşam kalitesini iyileştirerek insanın psikolojik yönü üzerinde etkilidir. Bu tür etkinlikler yalnızca anlık bir keyif sunmakla kalmaz, aynı zamanda gözlemciye yeni pencereler açarak hayal gücüne, yaratıcı ve bağımsız düşünceye kapılar açar ve böylece yeni, farklı, benzersiz ve kendine özgü bir şey ortaya koyma arzusunu etkiler.

https://studentet.mk/arti-dhe-jeta-ne-nje-lidhje-te-ndersjellte/

31.1. Yukarıdaki metne göre, sanatın topumdaki rolü nedir? (1 puan)

31.2. Metnin yazarına göre, sanat hangi biçimlerde ifade edilir? (1 puan)

31.3. Bireyler yalnızca sanat aracılığıyla kendilerini ifade ettiklerinde ne olur? (1 puan)

31.4. Metne göre sanat neyi ifade etmektedir? (1 puan)

31.5. Sanat, bizi bölmeye çalışan hangi faktörlerin üzerine çıkar? (1 puan)

31.6. Platon ve Aristoteles gibi filozoflar sanat hakkında ne söylemişlerdir? (1 puan)

31.7. Sanat, insanların sağlığına nasıl etki eder? (1 puan)

31.8. J. Dewey’e göre, sanatın değeri hangi sistemlere dâhil edilmelidir? (1 puan)

32. Aşağıdaki metni dikkatle oku ve verilen soruları cevapla.

En Büyük Doğal Afetler

Teknolojik gelişmelere rağmen, insanlığın doğal olaylara ve yıkıcı afetlere karşı hâlâ bir cevabı ve etkili bir savunması yoktur. Çok sayıda uzmana göre, giderek sıklaşan kasırgalar, depremler ve büyük heyelanların meydana gelmesi küresel iklim değişikliğinin bir sonucudur.

Okyanus ülkelerini ve Amerika'yı harap eden kasırgalara tanık oluyoruz, ancak dünya geçmişte önemli ölçüde daha büyük felaketleri de hatırlıyor:

En ölümcül seller

Ölen insan sayısı bakımından en büyük felaket 1931'deki sellerdi ve kurban sayısının üç ila dört milyon arasında olduğu tahmin ediliyor. 1928'den 1930'a kadar Çin büyük kuraklıklarla karşılaştı ve 1930 kışı en şiddetli olanlardan biriydi. Ardından büyük miktarda kar yağdı ve ertesi yılın ilkbaharında yoğun yağışlar ve seller izledi. Bölge Mayıs ayında dokuz siklondan etkilendi ve Yangtze Nehri taşarak milyonlarca insanı sular altında bıraktı. En kötü dönem Temmuz ve Ağustos aylarındaydı. Yangtze ve Huai nehirleri o dönem Çin'in başkenti olan Nanjing'e ulaştı. Milyonlarca insan boğuldu ve bazıları açlık, kolera ve tifüsten öldü. Hankou şehrinde su seviyesi normalden 16 metre yüksekti. Sular çekildikten sonra yetkililer bölgeyi ziyaret ederek hasarı onarma sözü verdi. Ancak fon eksikliği ve iç savaş nedeniyle Yangtze Nehri üzerinde sadece birkaç küçük baraj inşa edilebildi.

En büyük tropikal siklon

Aralık 1970'te Pakistan, 300.000 ila 500.000 kişinin ölümüne yol açan Bhola Siklonu'yla vuruldu. Siklon 8 Kasım'da Bengal Körfezi üzerinde oluştu ve kuzeye doğru hareket etmeye başladı. 11 Kasım'da rüzgarları saatte 185 kilometreye ulaştı. Muhalefet ve medya, yetkilileri, vatandaşları olası bir felaket konusunda çok geç uyarmakla eleştirdi. Siklon Hindistan'ı da vurdu ve şiddetli yağış getirdi. Kurbanların çoğu, sellere neden olan devasa dalgalar nedeniyle öldü. Yetkililerin yetersiz tepkisi, kitlesel öğrenci protestolarına yol açtı; bu protestolar daha sonra Pakistan'ın bölünmesi ve 1971 yılında Bangladeş'in bağımsız bir devlet olarak ilan edilmesiyle sonuçlanan bir iç savaşa dönüştü.

20. yüzyılın en büyük volkanik patlaması

8 Mayıs 1902'de, Karayipler'deki Fransız adası Martinik'te 30.000'den fazla insanın ölümüne yol açan feci bir volkanik patlama meydana geldi. Kurban sayısına göre, bu 20. yüzyılın en ölümcül patlamasıydı. Patlama, o zamanlar adanın en büyük yerleşim yeri olan Saint - Pierre şehrini tamamen yok etti. Mayıs başında, ilk önce yerde sarsılmalar belirdi ve yanardağın yönünden patlamalar duyuldu. İnce volkanik kül Saint - Pierre şehrine düştü. Birçok sakin o anda tahliye oldu, ancak çoğunluk feci bir patlamanın gerçekleşmeyeceğine inanarak kalmaya karar verdi.

Kaydedilen en şiddetli deprem

Tarihteki en güçlü deprem, 22 Mayıs 1960'ta Şili'nin Valparaíso şehrini vurdu. Depremin büyüklüğü Richter ölçeğine göre 9,5'ti. Deprem, Şili, Japonya, Filipinler ve Yeni Zelanda'da tsunamiye neden oldu. Depremin büyüklüğü göz önüne alındığında, kurban sayısı 2.000'i geçmedi.

İkinci en şiddetli deprem, 28 Mart 1964'te Alaska'yı vurdu. Depremin büyüklüğü Richter ölçeğine göre 9,2'ydi ve 28 kişinin ölümüne neden olan bir tsunamiye de neden oldu. Zararın 330 milyon dolar olduğu tahmin edilirken, sarsıntı Kanada'nın bazı yerlerinde de hissedildi.

En ölümcül deprem

Modern insanlık tarihinde kaydedilen en ölümcül deprem, 1556'da Çin'i, yani Şensi şehrini vurdu. Rivayetlere göre, büyüklüğü Richter ölçeğine göre yaklaşık 8,0'dı ve yaklaşık 830.000 kişi öldü. 840 kilometre yarıçaplı bir dairenin içindeki alan yerle bir oldu.

En ölümcül kasırga

En ölümcül kasırga, 26 Nisan 1989'da Bangladeş'i vurdu. Kesin ölüm sayısı bilinmemekle birlikte, yaklaşık 1.300 kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Bu da onu yalnızca Bangladeş'te değil, tüm dünyada kaydedilen tarihin en ölümcül kasırgası yapıyor. Kasırga 1,6 kilometre genişliğindeydi ve yaklaşık 13 kilometre uzunluğundaydı.

https://www.fakulteti.mk/news/23092017/najgolemite-prirodni-katastrofi

32.1. Tarihteki en ölümcül seller ne zaman meydana geldi? (1 puan)

32.2. Çin’de hangi nehirler taşarak selleri meydana getirdi? (1 puan)

32.3. 1931 yılında Çin’deki sellerde kaç kişi hayatını kaybetti? (1 puan)

32.4. 1970 yılında Pakistan’da en büyük insani felakete hangi tropikal siklon neden oldu? (1 puan)

32.5. Bhola Bhola Siklonu’ndan sonra hangi siyasi sonuç ortaya çıktı? (1 puan)

32.6. 1902 yılında Martinik adasındaki volkanik patlamada hangi şehir yok oldu? (1 puan)

32.7. 1960 yılında Şili’de kaydedilen, tarihteki en güçlü depremin şiddeti ne kadardı? (1 puan)

32.8. 1556 yılında Çin’deki depremde kaç kişi hayatını kaybetti? (1 puan)

32.9. En ölümcül kasırga hangi ülkede meydana geldi? (1 puan)

32.10. 1989 yılında Bangladeş’teki kasırgada yaklaşık kaç kişi hayatını kaybetti? (1 puan)

33. Bir konu seç ve: (13 puan)

260-460 sözcüğü içeren bir metin yaz. Konu başlığını oku ve yazacağın metnin ne içereceğini iyi düşün. Metin kompoziyon kurallarına uyunuz (giriş, gelişme ve sonuç). Standart dilin kurallarına dikkat et ve el yazısı ile yaz.

Düşüncelerini/görüşlerini savlar (argümanlar) ve kanıtlar kullanarak, açık ve birbirine bağlı olarak ifade et. Yazacağın metnin türüne göre, uygun söz varlığı ve anlatım üslubunu kullan. Genel ifadeler kullanma. Farklı kaynaklardan (okuma kitapları, bilimsel kitaplar, internet sayfaları vb.) doğrudan alınan ve eleştirsel yönü olmayan hazır metinler kullanma. Metnin grafiksel düzenine dikkat et, üç ayrı bölümden (giriş, gelişme ve sonuç bölümü) oluşmasına ve gelişme bölümünde paragraf(lar) kullanmaya özen göster. Kompozisyonu Latin harfleriyle ve el yazısıyla yaz; aksi hȃlde

aldığınız puandan 5 puan kesilir!

Konu 1: Empati ve İnsanlık Dünyayı Kurtarabilir

Konu hakkında ne yazacağını düşün; empati ve insanlık kavramlarından ne anladığını ve bunların günümüzde ne kadar yaygın olduğunu açıkla/değerlendir.

Eleştirel bir bakış açısı benimse; verilen başlığa katılabilir ya da karşı çıkabilirsin. Verilen konu hakkındaki görüşünü/düşüncelerini açık, tutarlı ve birbirini takip eden düşüncelerle ifade et.

Empati ve insanlığın olumlu değişimler sağlamadaki rolünü ve neden empatik ve insancıl olmanın gerekli olduğunu, somut bilgi ve örneklerle destekleyerek en az iki gerekçeyle açıkla.

Empati ve insanlığın gençlerin kişiliklerinin oluşumunu olumlu mu yoksa olumsuz mu etkilediğine dair görüşünü ifade et.

İnsanlık ve empatinin daha dengeli ve güvenli bir geleceğin kurulmasına ne ölçüde katkı sağlayabileceğine dair görüşünü kısaca özetleyerek yazını sonlandır.

Standart Türkçeyi (Türk dilini) ve el yazısını kullan; yazım, kelime seçimi, sözdizimi ve noktalama kurallarına dikkat et.

Konu 2: Sorumluluk, Hayatta Başarının Temel Anahtarıdır

Konu hakkında neler yazacağını düşün; sorumluluk kavramından ne anladığını ve sorumlu bir insan olmanın ne anlama geldiğini açıkla.

Eleştirel bir bakış açısı benimse; verilen başlığa katılabilir ya da karşı çıkabilirsin. Verilen konu hakkındaki görüşünü/düşüncelerini açık, tutarlı ve birbirini takip eden düşüncelerle ifade et.

Kendi görüşüne göre, sorumluluğun gençlerin başarıya ulaşmasına nasıl katkı sağladığını açıklayan, somut bilgi ve örneklerle desteklenmiş en az iki gerekçe belirt. (Örneğin; olgunluk, disiplin ve bağımsızlık kazanma gibi.).

Sorumluluğun gençler üzerinde olumlu mu yoksa olumsuz mu etkisi olduğuna dair görüşünü belirt.

Sorumluluğun gerçekten yaşam başarısı için ne kadar önemli bir özellik olduğu ve kişisel gelişimi nasıl desteklediği konusundaki görüşünü özetleyerek yazını tamamla.

Standart Türkçeyi (Türk dilini) ve el yazısını kullan; yazım, kelime seçimi, sözdizimi ve noktalama kurallarına dikkat et.

Kelime: 0 · Gerekli: 260–460 kelime